TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİREN GÖBEKLİTEPE

En son güncellendiği tarih: 1 Nis 2020

Şanlıurfa tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan, dünyanın en verimli toprakları olan Mezopotamya’nın içerisinde kalan şehir bu günlerde de tarihi değiştiren kazılarla tüm bildiğimiz tarihi değiştirildiği inanılmaktadır .1994 yılında Alman bir arkeoloğun çalışmalarıyla sitenin arkeolojik değeri dikkat çekmiştir.1995 yılında kazı çalışmalarına başlanıyor. Birçok kurum bu kazılara destek vererek kazılar devam ettiriliyor ve sonunda tüm tarihi değiştirecek kalıntılara ulaşılıyor. Bildiğimiz tarihe göre 12.bin yıl önce yerleşik hayata geçmeyen avcı-toplayıcı olan eski insanlar var. Kullandıkları aletler taş, tahta gibi ilkel objelerdir. Tarihin seyrini değiştiren ve en büyük icat olan tekerleğe bile binlerce yıl var. Göbekli tepe Örencik köyü yakınında dünyanın şu ana dek bilinen en eski kült yapı topluluğudur. Yapımı M.Ö 10000 yıl öncelerine kadar dayanan tarihin en eski ibadet merkezi olarak bilinmektedir. İnşası yapıldıktan yıllar sonra insanlar tarafından kapatılarak gömüldüğü düşünülmektedir. Yuvarlak planda şekillenmiş,T biçiminde 10-12 dikilitaşların araları taş duvarlarla çevrilmiştir. Bu dikilitaşların üzerinde insan uzuvları ve çeşitli hayvan tasvirlerinden oluşmuş farklı taş sütünler vardır. Bazı yerlerde dengeli bir süsleme motif olmadığı bir mesaj, öykü ve hikayesi olduğu tahmin edilmektedir. Taşlar üzerinde motif olarak işlenen tilki, boğa, akrep, yılan, yaban domuzu, aslan, yaban ördeği Neolitik dönemde bu hayvanların Anadolu’da yaşadığı ihtimalini güçlendiriyor. İnsan ve hayvan motifleri bulunan bu T sutünlerin ağırlıkları ise 40-60 ton arası ağırlıkta olup sonradan getirildiği düşünülmektedir. Bazı arkeologlara göre bu T sutünlerin üstündeki hayvan ve insan uzuv motiflerinin ziyarete gelen farklı kabilelilerin simgeleri olduğu düşünülmektedir. Yapılan kazılar sonucunda konut olabilecek bir buluntu görülmemiştir. Gün yüzüne çıkan dikilitaşların 300 tane civarında olduğu bilinmektedir. Çevrede kesilmiş ancak işlenmemiş taşlarda bulunmaktadır. Önemli buluntuları olan 3.tabakada kazının ilk senesinde 4 yapı sonrasında 3 yapı daha bulunmuştur. Bütün yapı grupları bilinçli olarak örülmüştür. Kireç taşı parçalarından oluşan bu yığınlar çoğu çakmak taşından yapılmış taş alet, öğütme taşı olan insan yapımı belli olan nesnelerde vardır. Kemiklerinde bu dolgu içinde kullanılmasıdır ve bu kemiklerin ceylan yabani sığır yaban domuzu ve kızıl geyik gibi hayvanların yanı sıra insan kemiklerinin olduğu da saptanmıştır. Bu kemiklerin bir ölü gömme ayini olduğu güçlü bir ihtimaldir. Göbekli tepe yıllardır bilinen insanların tarımla beraber yerleşik hayata geçtiğini ifadesini de çürütmektedir. Arkeologlara göre avcı grupların bir dini merkez olarak sürekli birleştikleri Göbekli Tepe’de bir araya gelerek yerleşik hayata geçtiği söylenmektedir. İnsanların bu merkeze ibadetlerden dolayı yakın olmak istemesi onları zorunlu olarak tarıma yönlendirdiği düşünülmektedir ki zaten bu bölge tarihin en verimli topraklarındadır ve Buğdayın ilk olarak Göbekli tepe civarında yetiştiği düşünülmektedir. Bu fikirler doğrultusunda yerleşik hayata geçtiği düşünülmektedir. Bölgede daha önce İstanbul ve Chicago üniversitesi tarafından bir çalışma yapılmış fakat üzerinde çok durulmamıştır.1983 yılında Şanlıurfa’da tarlasını süren bir çiftçinin bulduğu oymalı taşı müzeye götürmesiyle başlayan bu devrim 2011 yılında UNESCO tarafından Dünya Miras Geçici listesine alınmasına kadar gelmiştir ve turistler tarafından çok rağbet görmüştür.

Puan hesapla

İçeriklerimizi takip etmek için abonemiz olun

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Tüm hakları www.bilenkalem.com sitesine aittir.