DÜNYADAKİ EN ÖLÜMCÜL SALGINLAR

1)JÜSTİNYEN VEBASI

Milattan sonra 541 yılında bugün ki İstanbul olan eski adıyla Konstantinapol’de görülen ve zamanın imparatoru olan Jüstinyen tahta otururken Avrupa’da başlayan ve daha sonra Suriye, Mısır ve Filistin gibi ülkelerde görülen bir veba türü olan salgın. İmparator Jüstinyen Konstantinapol’a giriş çıkışları kapatmasına rağmen salgın askerlin getirdikleri eşyalar arasında yer alan fareler yoluyla girmiştir. Farenin içinde saklanan bir böcek midesinde ölümcül veba bakterisi taşıdığından dolayı vakalar gözükmüştür. Bakterinin hızla üremesiyle bulaşan insana birkaç gün içinde ölmesine neden oldu. Başlangıçta sayıların az olmasıyla zamanla binler yüzbinlere ulaştı ve ilk veba vakasında 25 milyon insanın sonraki iki yüzyıl boyunca yaklaşık 50 milyona ulaşıldığı tahmin ediliyor ve Konstantinopolis nüfusunun %40ının öldüğü tahmin ediliyor.


2)KARA VEBA

Halk arasında KARA ÖLÜM diyerek de adlandırılan, 1347-1351 yılları arasında Çin’de ve Orta Asya’da başlayan salgın Moğol ordusunun vebalı insan cesetlerini Avrupa’ya atmasıyla Avrupa’da da görülmeye başlandı. Salgının bu yıllarda yaklaşık 200 milyon insanın canını aldığı düşünülünüyor.Yaşanan bu ölümler sonrası toplumda Tanrının ve ibadet mekanlarının sorgulanmasına sebep olarak görülmüş ve Dinde köklü değişikler yapılmıştır. Büyük ölüm olarak bilinen bu salgın hastayı enfekte ettikten sonra deri altı kanamalarla derinin rengi siyaha dönüştüğü için Kara Ölüm olarak da bilinmektedir.



3)AMERİKAN YERLİLERİ VE SU ÇİÇEĞİ

Günümüz şartlarında çok korkutucu olmayan bu salgın geçmişte çoğu kişinin canını almıştı. Avrupalılar tarafından 15.yüzyılda keşfedilen yeni kıta Amerika’yı keşfetti. Amerika kıtasında bulununan yerlilerle buluşan Avrupalılar beraberinde virüs ve bakterileri getirmeyi unutmadılar ve buradaki halka ’da bulaştırdılar. Su çiçeği zaten dönemimde Avrupa’nın üçte birinin ölmesine sebep olmuştu ancak bağışıklıkta kazanmışlardı, yalnız Amerikalıların gelişmiş bir bağışlılıkları olmamasıyla yetersiz ilaç da buna eklenince yerli Amerikan nüfusunun %90’ı yok olmuştur. Bu yok oluş Avrupalıların Amerika kıtasını işgal etmesine çok yardımcı oldu. Bu salgın yüzünden 19.yüzyılın başına kadar Avrupa’daki salgın yüzünden nüfusun yarısına yakını vefat etmiştir.


4)1576 KANAMALI ATEŞ SALGINI

Avrupalılar zengin olma hayaliyle yeni Dünya’ya yalnızca kılıçlarını, bıçaklarını götürmediler, ölümcül salgınları da götürdüler. Günümüzde Meksika olarak bilinen bölgede 1570’li yıllarda nüfusun %80’ini öldüren salgına sebep oldu. Salgının asıl sebebi bulunamamıştır. Kanamalı bir ateş türü olan salgın Meksika yerlilerinin yaşam şartları nedeniyle de daha çok yayıldığı düşünülmektedir. Hastalığın ismi Cocoliztli olarak da anılmaktadır. Belirtileri baş ağrısı, baş dönmesi, siyah idrar, siyah dil, ateş, ağız ve gözlerin aşırı kanamasıdır.3-4 gün içerisinde de ölüm gerçekleşmektedir.



5)KOLERA SALGINLARI

Günümüze kadar 7 farklı kolera salgını gerçekleşmiştir.1800’lilerde Japonya, Moskova, Almanya, Paris ve Londra ve Kanada’da görülmüştür.1900’lı yıllarda da Osmanlı imparatorluğunda en büyük salgın Balkan savaşlarında olmuştur. Osmanlı ordusu ciddi zayiat vermiştir. Kolera bakterisini bağırsak enfeksiyonuna bağlı şiddetli ishal ile devam eden bir salgındır. Günümüzde çoğu ülke aşısında sahip olsa da aşılar çok güçlü bağışıklık kazandırmıyor. Önlem olarak temiz içme suyu içilmesidir ve çiğ et ve gıdalardan uzak durulmalıdır. Diğer önemli bir sebep ise insan dışkısının hijyenik bir şekilde atılmasıdır. Günümüzde en kirli olan Gani nehri çok miktarda dışkı bakterisi barındırıyor. Hindular ise bu nehirde yıkanmanın kutsal sayıldığını düşünüyor ve nehir suyunu çoğu işlerinde kullanılıyor. Bunun sonucunda en çok etkilenen ülkenin Hindistan olduğunu söylemek şaşırılmaz bir gerçekliktir.


6)TİFÜS

Halk arasında genellikle TİFO ile karıştırılır ancak TİFO değildir. Rickettsia bakterilerinin neden olduğu bir salgındır. Aşırı kalabalıkta ve kötü hijyenik şartlar altında buluşan virüstür. Genellikle insandan insana bitlerle bulaşır ve bit saçlı deri üzerine bakteriyi bırakır ve insanların kaşıma ve ovalamasıyla ellere oradan da yüzlere bulaştırılarak bulaşır. Belirtileri ciddi halsizlik, eklem ağrıları, baş ağrıları, ateş, üsüme ve öksürük olarak bilinir.I. Dünya savaşında 25 milyon Avrupalı ve Asyalının ölümüne sebep olmuştur. Avrupalılar biraz daha hızlı tedavi yöntemini bulduğu için Doğu ülkeleri daha çok etkilenen taraf oldu.



7)İSPANYOL GRİBİ

I.Dünya savaşının seyrini değiştiren ve 11 Mart 1918’de Amerika’nın New Mexico eyaletinde görülen bir salgındı. Peki Amerika’da görülmesine rağmen ismi neden İspanyol gribidir. Bunun sebebi İspanya I. Dünya savasında bulunmamasıdır ve askeri sansür nedeniyle diğer ülkelerde salgından bahsedilmezken ilk defa İspanyolların bahsetmesidir.500 milyon insana bulaşan H1N1 virüsünün yol açtığı bir salgındır. İspanyol gribinin en tuhaf özelliği yaslılar, çocuklar dışında genç sağlıklı askerleri etkilemesidir. Öyle ki Amerika savaşta kaybettiği asker sayısı virüsten ölenlerden azdır. Hatta bazı tarihçilere göre savaşın durmasına sebep olan şeyin virüs olduğu düşünülüyor. Hindistan’da 18,5 milyon Rusya’da 440 bin Avrupa ülkelerinde yine yüzbinlerce insan ölmüştür. Toplamda 18ay içerisinde 50 milyon insanın öldüğü düşünülüyor. Bu virüsten Türkiye’de nasibini almıştır zamanlarda toplantılar iptal edilmiştir hatta el sıkışmak bile suç olmuştur.


8) HIV(AIDS) VİRÜSÜ

20.Yüzyılda görülen virüs maymunlardan insanlara geçtiği saptanmıştır. İlk vaka 1959’da Kongo’da tespit edilmiştir, lakin ilk teşhisin konulması 1980’lerde olmuştur. Herhangi bir tedavisi yoktur ancak gelişen teknolojiyle ömür boyu kesintisiz doktor gözetiminde yaşam mümkündür. Günümüze kadar milyonlarca insanın hayatına mal olduğu bilinmektedir. Bulaşma yolları ise cinsel ilişki, kan teması, organ nakilleri ve anneden çocuğa anne sütü aracılığıyla bulaşabilmektedir.

YAZAR:YUSUF CAYMAZ

Puan hesapla

İçeriklerimizi takip etmek için abonemiz olun

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Tüm hakları www.bilenkalem.com sitesine aittir.