Aya sofya camisi, müzesi, kilisesi? Ayasofya neden cami yapılmak isteniliniyor?


Ayasofya (Agia Sophia) İstanbul’da bulunmaktadır ve şu an resmiyette müze olarak bilinir ama tarih boyunca Katedral ve cami olarak da kullanılmıştır. Bizans imparatoru Justinianus döneminde huzursuzluklar nedeniyle halk tarafından Nika ayaklanması gerçekleştirilir ve tüm şehir büyük hasar görür ve I.Justinianus ayaklanmayı bastırır ama bu sefer tekrar bir şehir kurmak zorundadır. Bir ibadethane yapılmasını isteyen Justinianus, dönemin iki ünlü mimarını çağırır ve isteklerini söyler ve 532’de kilisenin inşaatına başlanılır ve 537’de ibadete açılır.

Ayasofya o zamanda bazilika planı olarak yapılmıştır. Ayasofya inşasında 6. yüzyılın ünlü bilim adamları yönetiminde yaklaşık 10.000 işçinin çalıştığı ve I. Justinianus’un servetler harcadığı bilinmektedir. Ayasofya’nın yapımında kullanılan bazı sütun, kapı ve taşların daha önceki tapınaklardan getirilmiştir. İnşa edildiğinde döneminin piramitlerden sonraki en büyük binalarından biriydi ve döneminin en geniş ve yüksek kubbesi olarak bilinilirdi.

Binanın o döneme göre en zor yapım aşaması dikdörtgen üzerine gelecek olan kubbeydi. Justinianus için çok önemliydi bu kubbe bu yüzden mutlaka yapılması gerekti. Bu kubbenin olması için öncelikle ana kubbeyi taşıyacak 4 ana kemere ihtiyaç vardı. Bu kemerler kubbeyi taşıyacaktı ama bu kemerlerin kenarlarındaki boşluk kalacak karelerden kubbe yuvarlak olacaktı. Bu şekilde de olursa kubbe tam anlamıyla desteklenmeyecekti. Bu nedenle kemerler arasındaki boş alanlara pendentivler inşa edildi. Bu şekilde kubbe dengeli bir şekilde taşınıldı. Peki I. Justinianus neden dikdörtgen üzerine kubbe de ısrar etmiştir? Dikdörtgen olmasının sebebi tüm dinler için kutsal sayılan Kudüs’te, bulunan Süleyman tapınağının dikdörtgen plan olmasındandır.


Bunun yanında bide ilk Hristiyan kiliselerinin dikdörtgen bazilika plan olmasından dolayıdır. Kubbe ’ye gelecek olursak da ilk Romalılar tarafından kullanılmasındandır. Roma’da ki Pantheon pagan Roma imparatorluğunun önemli tapınağıydı ve yine 43 metrelik bir kubbe çapı vardı. Ayasofya’da bir nevi yeni Pantheon olmuştu. 1453’te Osmanlı sultanı Fatih sultan Mehmet’in şehri fetih etmesiyle kilise Camiye dönüştürülmüştür. Fatih’in hoşgörüsüyle mozaikler tahrip edilmemiş olup ince bir sıva çekilip ve yüzyıllarca sıva altında kalan mozaikler tahribattan kurtarılmıştır.


1935’te Cami müzeye dönüştürüldüğünde bazı sıvalar çıkarılmış ve mozaikler gün ışığına çıkmıştır. Aynı yere inşa edilmesinde dolayı Üçüncü Ayasofya olarak da bilinir. Daha önceki 2 kilise isyanlardan dolayı yıkılmıştır. Geniş kubbeye sahip olan Ayasofya Bizans döneminde birkaç kez çökmüştür ama Mimar Sinan’ın binaya istinat duvarı ekledikten sonra hiç çökmemiştir. Ayasofya diğer katedrallere göre önemli farkları şunlardır:

· Dünyanın en eski katedralidir.

· Dünyanın en hızlı (5 yılda) inşa edilmiş katedralidir

· Kubbesi "eski katedral" kubbeleri arasında çapı bakımından dördüncü büyük kubbe sayılmaktadır

· Dünyanın en uzun süreyle (15 yüzyıl) ibadet yeri olmuş yapılarından biridir.



Günümüzde de tekrardan Fatihin emaneti olarak düşünüldüğünden cami yapılması konuşulmaktadır fakat bazı ülkeler tarafından bu fikre sıcak bakılmamaktadır.


YAZAR:MİMAR-YUSUF CAYMAZ

Puan hesapla

İçeriklerimizi takip etmek için abonemiz olun

BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN

Tüm hakları www.bilenkalem.com sitesine aittir.